Turing'e darbe...Melih Aşık: Turing’e darbe. Milliyet, 6 Mart 2005, 17.s. İçişleri Bakanlığı, Türkiye Turing Otomobil Kurumu'nun Yönetim Kurulu'nu sudan gerekçelerle görevden aldı. Turing Kurumu'nun Çelik Gülersoy başkanlığında ayağa kaldırdığı tarihi köşklere Anakent Belediyesi 1994'te el koymuştu. Anlaşılan şimdi de geri kalan Yeşilev, Soğukçeşme Evleri gibi mekânlara göz dikildi.
Her şeyin nedenini anlatan fotoğrafTufan Türenç: Her şeyin nedenini anlatan fotoğraf. Hürriyet, 5 Mart 2005, 20.s. Erdoğan rahmetli Çelik Gülersoy'un adına bile tahammül edemiyor. Onun için Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'na el koyduruyor. 1994'te belediye başkanı olduğu zaman Çelik Gülersoy'un yoktan yarattığı o güzelim tarihi mekanları Turing'in elinden almıştı. Kısa zamanda hepsi perişan hale gelmişti. On yıl sonra bu kez kurumun tümüne el koyuyor.
Hedefteki iki kişiTufan TÜRENÇ:”Hedefteki iki kişi”. Hürriyet, 19.02.2005, 21.s. BİR ülkede işler kötüye gitmeye başlayınca iktidarın da kimyası bozulur. Sağa sola, yerli yersiz, haklı haksız baskılara başlar. Bütün kurumları ele geçirmeye kalkar.
İstanbul'un vefasıMelih Aşık: “İstanbul'un vefası”. Milliyet, 19.02.2005, 17.s. Türkiye Turing Otomobil Kurumu (TTOK) müfettişler tarafından soruşturuluyor. Derken basına "Tarihi köşklerdeki milyon dolarlık tablolar kayboldu" haberleri yansıyor... Çelik Gülersoy, tarihi köşkleri birer bakımsız ahır gibi devralmış, Turing'e ait malzeme ve tablolarla donatmıştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1994 yılında köşkleri devralınca Turing içindeki malzemeyi ve tabloları geri aldı, köşkleri boş teslim etti. Mesele bundan ibaret. İstanbul'da tarihi yoktan var etmiş ve bütün varlığını İstanbul'a bağışlamış olan o yüce adamın, Çelik Gülersoy'un adının bu tür dedikodulara konu edilmesi büyük ayıp değil mi?
Hiçbir iyilik cezasız kalmaz...Yalçın Peşken: “Hiçbir iyilik cezasız kalmaz...“. Akşam, 15.02.2005 Aşağıdaki konu Hıncal Uluç ile 21'lik sevgilisi kadar 'cazip' değil ama yine de bir ülke gerçeği ve üzerinde durmayı gerektiriyor. Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu (TTOK) geçen yılın Ağustos başından itibaren İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından soruşturuluyor.
TDİ sanat merkezi nasıl korunabilir?Osman Öndeş: “TDİ sanat merkezi nasıl korunabilir?”. Referans, 10.2.2005, sf. 15. Karaköy'de Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Merkezi'nin giriş katındaki "TDİ Sanat Merkezi" özelleştirme safhasında olan bu devlet denizcilik firmasının geleceğiyle bağlantılı tutulabilir mi? Değil ki, Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne ait Şehit Hatları İşletmesi'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde İDO'ya bağlanması da şekillenmek üzere. O zaman bu sanat merkezinde teşhir edilen tablolar, gemi maketleri, beratlar, ithaflar, gemilerden parçalar ve bazı navigasyon
La nostalgia es un errorEngin Ardıç: “La nostalgia es un error”. Akşam, 26.12.2004 Malumatfuruşum ya, bakın İspanyolca da konuşuyorum! İspanyolca başlık atıp size hava basıyorum. Yaaa, ben çok şey bilirim, çok... Münevver değilim ama ne büyük adamım... Eski okurlarım da bilirler, hem yazar, hem aktör, hem sosyete zamparası, hem at yetiştiricisi, eşek gibi zengin ve ve eşek gibi yakışıklı, eski faşist yeni liberal, çok köklü bir İspanyol soylusundan sözetmiştim: Jose Luis de Vilallonga...
Yolda kebap molasıAli Rıza Kardüz: “Yolda kebap molası”. Milliyet Pazar, 21.11.2004 Eğer yolunuz Bolu Dağı'ndan geçerse Koru Otel'de konaklayabilir, lokantasında özel kebabının ve tatlılarının tadına bakabilirsiniz Hem İstanbul'a hem de Ankara'ya karayolu ile iki veya üç saat
Bir telefonla buldozerleri çektirip yıkımı durdurduLeyla Umar: “Bir telefonla buldozerleri çektirip yıkımı durdurdu”. Pazar Vatan, 11 Temmuz 2004, 10.s. 6 Temmuz 2004'te, Milliyef teki köşesinde Melih Aşık; İstanbul'u tek başına yeniden yaratan İstanbul aşığı, İstanbul beyfendisi olarak tarif ettiği Çelik Gülersoy'un ölümünün birinci yıldönümü olduğunu yazıyor ve diyordu ki: "Halk, kaybolan İstanbul'u onun yarattığı mekânlarda yeniden buldu ama o mekânların tek bir adam tarafından tüm engeller aşılarak yaratıldığını algılamak istemedi. Ona bir parça alkışı çok gördü. Geçen yıl Teşvikiye Camii'nden onu ebediyete yüz binlerin yolcu edeceğini umuyorduk. Ama avlunun yarısı boştu; İstanbul halkı bu aziz adamı daha ölmeden unutmuştu."
Çelik Gülersoy'u AnarkenDaver DARENDE : “Çelik Gülersoy'u Anarken”. Cumhuriyet, 10 Temmuz 2004. Çelik Gülersoy 'u yitireli bir yıl oldu. 6 Temmuz 2003 günü acı haberi duyunca içimi derin bir hüzün kaplamış, kendi kendime ''Yürekli, soylu gerçek aydınlar teker teker aramızdan ayrılıyorlar'' demiştim.